Orospuluk bir iştir, orospu çocukluğu bir huy

Durma öyle karşımda hanım evladı gibi lan! Burada hiçbir şey olmak zorunda değilsin. Ne iyi bir evlat ne iyi bir baba ne iyi bir eş, hiçbirisi…

Burada sadece kendin olabilirsin. İyi bak buraya, huzurlu evin dururken kaçtığın bu izbe yere iyi bak, bak ki düştüğün uçurumu, vurduğun kıyıyı, anlayamadığın boşluğu, görebilesin.

Bakmakla başlar hikayeler ve görmekle biter.

Annem mesela babama güzel bakmış, babamsa güzelle bakmak sevaptır diye annemin cazibesine kapılıp onunla evlenmeyi kafaya takmış.

Ve ikisinin masalı böyle başlamış.

Masal dediysem de söz gelişi işte, çünkü ne annem prensesler gibi yaşamış nede babamdan prens çıkmış.

Gel zaman git zaman faturalar, taksitler, kiralar derken babam yaşam şartlarına dayanamadığı için kendini beyaz peynir, kavun ve rakı üçlüsüne bağlamış.

Ve hayatın bütün öfkesini annemin yorgun vücudunda atıyormuş.
Annem mi?

Garibanım o güzel baktığı adama artık nefretle, kinle bakar olmuş.

Anlayacağın oğlum öyle orda kendine acıyarak ya da benden utanarak içindeki adamlardan kurtulamazsın.
Bak bana utanıyor muyum senden?

Hayır.

Neden?

Çünkü yaptığımız iş ortada. Ne diyor senin gibiler bize, gelirken yolda, arkadaşlarınla oturup konuşurken kahvede.

Orospu…

Ama kimse sormuyor lan neden orospu oldun diye… Hangi orospu çocuğuna güzel baktı da, bu duruma düştü diye…
Tabi senin gibi hanim evlatları bilmez. Orospuluk mert bir meslektir, yani bir iştir. Öyle sana gelip adamlık taslayamazlar, bütün adamlıkları sırt üstü yatırırlar

Orospunun kadını erkeği olmaz paşa, bizim gibilerin kılıfı yoktur, aldığımız para yattığımız adam sayısı belli, âmâ öyle orospular var ki, işte onlarla biz bile aşık atamayız. Ve bizim onlardan farkımız, cüzdanımızdaki para, kullandığımız kıyafetler, takıldığımız mekanlar…

Anlamadın demi?

Demem o ki oğlum insanın ruhunda olmasın. Ben şimdi senle verdiğin para karşılığında yatıyorum ve sana göre orospuyum. Ama ben bedenimi satarak para kazanıyorum bir nevi ticaret, alan memnun satan memnun.

Sen birde diğer orospuları görsen ha!

Öyle orospu deyince aklına direk kadın gelmesin

Geçenlerde uzun değil, iş adamı gazetelerde boy boy resmi, aradı gittim. Bana hava sıkıyor, yanındaki çalışanlara it muamelesi yapıyor. Bunlar orospu çocuğu cinsinden olanlar. Bir kalemde adam silen, dost, arkadaş satan adamlar. Çalışanın karısı hastalanmış, derdi başından aşkın bir küçük hata yapmış, “doğru muhasebeye” dedi işten attı…

Adam yalvarıyor “abi evim kira, karım hasta” dinleyen yok, duyduğumuz sadece bir kapı sesi. Küttt.

Şimdi sana soruyorum ben miyim orospu, yoksa parasıyla kendini nimetten sayan ve herkesin saygı duyduğu bu varlık mı?

Bunla bitse “neyse” de geç…

Adam akşama kadar bulduğuna ahlak dersi veriyor, ama hemen ardınan bir kadın görmesin salya sümük birbirine karışıyor. Eeee nerde o ahlak dersi veren adam yandı bitti kül oldu.

Ha biz bunlara kendi aramızda ahlaklı orospu diyoruz.

Bak bizim çalışma şeklimiz belli, aldığımız parada götürüyor işte

Eee şimdi 12-13 saat çalıştırılan ve ailesini geçindirmek için her şeyden vazgeçen insanların haklarını yiyenlere ne diyorsunuz?

Hadi gel sevişelim, başını şişirdim. Belki sende katıksız bir orospu çocuğusundur kim bilir? Bari ben verdiğin paranın karşılığını vereyim, hakkın geçmesin.

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları