Ölüm, bu ülkede kadının başucundaki gözdağıdır

Türkiye’de, 2002–2017 Ocak ayı tarihleri arasında toplam 14 bin 293 kadın cinayeti işlendi. Balıkesir’de 2010 yılından bu yana sonuncusu olması en büyük dileğimiz olmakla birlikte öldürülen 30 uncu kadındır Pınar.

22 yaşında genç bir kadındı Pınar. Polis kayıtlarına kadın cinayeti olarak geçti muhtemelen.  Bir bahar sabahında, bahara uyanacaktı. Ama, olmadı.  Bir bahar vaktinde,  en temel ve en kutsal hakkını, yani yaşama hakkını elinden aldılar Pınar’ın.

Boşanma isteğinin reddi, ayrılma ya da boşanma isteği, namusu koruma, yoksulluk, işsizlik, aldatılma şüphesi, evi terk etme, yeni elbise alma, saçını boyatma gibi gerekçelerin herhangi biriydi öldürülme gerekçesi. Tıpkı diğer öldürülen kadınlar gibi.

Ev, sokak, orman, kamuya açık alan, iş yeri gibi herhangi bir yerdi öldürüldüğü yer. Tıpkı diğer öldürülen kadınlar gibi.

Pınar’ın faili ve azmettiricileri henüz bulunmamış olsa da; öldürülen kadınların katilleri kocaları, sevgilileri, kardeşleri hatta çocukları olmakta. Katillerin ellerine bulaşan kan, karısının, eşinin, kardeşinin ya da annesinin kanı.

Öfkeliyiz. Kadınlar emeğine, bedenine, kimliğine, özgürlüğüne yani kendi hayatlarına sahip çıkmalarının, kendi hayatları için karar almalarının bedelinin canlarıyla ödemektedirler. Kadın katillerine yapılan ceza indirimleri ile katiller neredeyse kollanmaktayken, yargılama sürecinde kadının hayatı didik didik edilip öldürülmesini haklı kılacak ‘suç unsuru’ aranmaktadır.

Kadın katilleri, takım elbise/kravat ile iyi hal ve tahrik indirimleriyle yeterli cezayı almamakta, erkek egemen kültürünün baskınlığı, kadın cinayetlerinin engellenememesine ve her geçen gün sayıca artmasına neden olmaktadır.

Erkeğin namus ve ahlakının sorgulanmadığı, “namus ve ahlak” ın sadece kadına ipoteklendiği bir anlayışı reddediyoruz. Kadın kimsenin namusu değildir.

Biz kadınlar,

Vicdanın, insanlığın ve hukukun yok olmaması için, kadın ölümlerinin sayıdan ibaret görülmemesi için, BİR KİŞİ DAHA EKSİLMEMEK, Yeni Esra’ların ve Aygül’lerin, Elif’lerin, Pınar’ların olmaması için, mücadele etmek zorundayız.

İşte tam da bu yüzden sesimizi yükseltmeliyiz.

Pınar’ın faili bulunsun istiyoruz.

Tüm kadın katillerinden hesap sorulsun istiyoruz.

Kadın cinayeti davalarında tüm indirimlerin kaldırılmasını.

Kadın cinayetlerinin özgün bir tanıma ve cezaya kavuşturulmasını,

Kadının her alanda ve her şekilde ‘eşit yurttaş’ hakkının engellenmemesini,

Ceza kanunu’na istisnasız “ağırlaştırılmış müebbet” konulmasını,

6284′ sayılı Kadını Koruma Kanunun etkin uygulanmasını,

Cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini esas alan ve kadının “Yaşam Hakkını” koruyan, kollayan yeni bir anayasa talep ediyoruz.

Haksız tahrik, saygın tutum gibi iyi hal indirimleri ile erkeğe “öldürme hakkı ve ehliyeti” verilmesin, istiyoruz.

Devlet bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır. Öldürülen kadının ailesi ve çocukları mağdur bırakılmamalıdır. Şiddeti önlemek, şiddeti yapanı yargılamak, kadını korumak ve kadına yönelik şiddete yönelik politikalar üretmek, iktidarların görevi olmalıdır.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları