Küba Devrimi…

1956-58 aralığında yapılan hava saldırıları nedeniyle birçok gerilla hayatını kaybetti. Geriye 15-20 kişilik gruplar halinde Sierra Maestra dağlarında kendi çabalarıyla ilerleyerek, hayatta kalan diğer gruplarla birleşmeye çalıştılar. Sempatizan köylüler sayesinde gerilla grupları bir araya gelebildi. 12 kişilik grup Fidel, Raul Castro, Camilo Cienfuegos ve Che Guevara gerilla hareketinin çekirdeğini oluşturuyordu. 1958 yazına kadar bu grup Sierra Maestra dağlarındaki küçük Batista garnizonlarına saldırılar düzenledi. Batista kontrolü elinde tutmak amacıyla kentlerde topladığı sivilleri katletmeye başladı. Che Guevara ve Raul Castro dağlardaki Batista yanlıları ve karşı devrimcileri idam ederek karşılık verdi. Önceleri 200 kişilik gerilla grubu, Batista’nın 40.000 kişilik ordu ve polis gücüne karşı savaşmıştı. ABD, Batista’ya yaptığı yardımı artık kesmiş ve hatta uçak yedek parçaları için de ambargo koymuştu. Uçaklar artık uçamıyordu. Batista sayıları 12.000 civarında olan ve yarısına yakını eğitimsiz durumda bulunan askerlerle Verano Operasyonuna başladı. Casto tarafından püskürtülen ordu, 11-21 Temmuz aralığında devam eden La Plata Muharebesi’nde 240 hükümet askerini esir aldı. 29 Temmuz’da da General Cantillo’nun tuzak kurmasıyla Castro 70’e yakın gerillayı kaybetti. 1 Ağustos 1958 günü geçici ateşkes yapıldı. Bu süre içinde gerillalar savaşı tekrar dağlara taşıdı ve operasyonu başarıyla bitirdi. 21 Ağustos günü “Oriente” bölgesinde 4 kola yayılan gerillalar ele geçirdikleri Batista cephaneleriyle seri halde zaferler kazandı. Bu tarihlerde de Che Guevara ve grubu 3 kola ayrılarak Santa Clara’ya doğru ilerledi. Ancak Jaime Vega komutasındaki gerilla ekibi imha edildi. Kalan iki ekip merkeze ulaşarak, direniş örgütleriyle birleşti. 31 Aralık’ta Santa Clara kenti Che Guevara ve ekibi tarafından ele geçirildi. Paniğe kapılan Batista 1 Ocak 1959 tarihinde uçakla Dominik Cumhuriyeti’ne kaçtı. 2 Ocak günü Batista güçlerinin komutanı Albay Rubido, Castro güçleriyle savaşmamalarını emretti. Aynı gün Castro, kente girdi. Che Guevara ve ekibi de Havana’ya aynı saatlerde girdi. Santa Clara’dan Küba’nın başkenti Havana’ya gelirken hiçbir güçle karşılaşmamışlardı. Artık Küba’nın yeni sistemi, yeni başkanı ve lideri belli olmuştu.

1 Ocak 1959 tarihinde Batista’nın kaçmasından sonra Santa Clara, Santiago de Cuba şehirlerinin Fidel Casto, Ernesto Che Guevara ve Raul Castro liderliğindeki gerillalar tarafından ele geçirilmesiyle Küba Devrimi başladı. Devlet başkanlığına Manuel Urrutia, başbakanlığa da Miro Cardona getirildi. Miro Cardona, bir ay sonra istifa ederek yerine Fidel Castro’ya bıraktı. Başbakanlığa geçen Castro, ilk icraatı olarak tarım reformunu yasalaştırdı. Bu uygulama ile Amerikan şirketleri; toprak sahipleri, rahipler ve burjuva özentili unsurlarla tepki gösterdiler. Çiçeği burnundaki Castro’yu devirmek istediler. Ancak demokratik kitle örgütleri, köylüler ve işçi sendikaları yeni yönetimi desteklediler. Ülke çapında işçiler genel greve gitti. Bu bileşenlerle başkent Havana’da miting düzenlendi. Yönetime muhalif olan unsurlar, devrimin büyük kitlelerce desteklenmesi üzerine pamuk ipliği gibi sökülmeye başladı.

İşçi, köylü ve diğer büyük kitlelere güvenen Castro, bu tür mitinglerin sıklıkla yapılmasını arzu ettiklerini söyledi.

Fidel Castro, iktidarı ele geçirdikten sonra kısa süre içinde Latin Amerika ülkelerini ziyaret ederek, birlik çağrısında bulundu. Kendi aralarında “Latin Amerika Pazarı” yaratılmasını önerdi. 1959 ortalarında da ABD’yi ziyaret etti. Gazetecilerin “Mali yardım için mi geldiniz” sorusuna, “Hayır, para istemek için ABD’ye gelen herkes için bu soruyu sormaya alışıksınız. Ben, iyi ilişkiler ve anlaşma için geldim. Biz zengin bir ülkede yaşayan fakir bir halkız. Şimdi ülkemizin zenginliklerinden yararlanmak istiyoruz” şeklinde yanıt verdi.

Batista döneminde ekimi yapılabilecek tarım arazilerinin % 70’ine yakını yabancı şirketlerin elindeydi. Şeker sanayii, ABD’nin elindeydi. Bunun üzerine Fidel Castro kamulaştırma programını devreye koydu. Başta petrol rafinerilerini, ardından da Şeker Sanayi’ni kamulaştırdı. ABD önce şeker kotasını koydu, ardından da ilaç ve yiyecekler dışında tüm ihracata ambargo uyguladı. Küba, tüm ABD mülklerini kamulaştırdı.

Şubat’ta da kooperatifler kurulmaya başlanarak merkezi planlama kurulu oluşturuldu. Ardından eğitim reformu gündeme geldi. Ülke çapında parasız eğitim, yeni okulların açılması ve okuma yazma seferberliği ilan edildi. Kumarhaneler ve genelevleri kapatıldı.

Domuzlar Körfezi Çıkarması

17-19 Nisan 1961 tarihinde öteden beri sırtını Amerikan mafyasına dayayan başkan yardımcısı Richard Nixon, CIA ile birlikte Castro’yu saf dışı bırakmak için Domuzlar Körfezi’nden Küba’yı işgal etme operasyonunu devraldı. Bundan da başkan Eisenhower’i haberdar etti.

Küba yönetiminin savaş planı, devlet arşivlerindeki verilere göre önceden belirlenmişti. Santa Clara’daki ordu birliklerinin başında Binbaşı Juan Almeida [1] vardı. O tarihlerde Küba’da İspanya Komünist Partisi lideri, İspanya iç savaşında yenilen sol kanat askeri lideri ve şair Alberto Bayo ile iki Sovyet gizli servisi üyeleri bulunuyordu.

ABD’ye ait, 15 Nisan 1961 günü, sabah saatlerinde 8 adet bombardıman uçağı üç grup halinde havalanarak Havana ve Saniago de Cuba’daki havaalanlarına saldırı düzenledi. B-26B Invader bombardıman uçakları Küba hükümetine ait Küba Hava Kuvvetleri renklerine boyanmıştı. Uçaklar ayrıca roketlerle ve makineli tüfeklerle donatılmıştı. Saldırı ile birlikte Küba Dışişleri Bakanı, ABD’yi suçladı. ABD, her ne kadar bu olayı reddettiyse de Miami’deki askeri havaalanında çekilmiş fotoğraflar gösterilince Eisenhower’ın yerine geçen başkan Kennedy, CIA tarafından daha önceden planlanan diğer hava saldırılarını iptal etmek zorunda kaldı. Bu başarısız hava saldırısı ardından ABD, bu kez savaş gemileri ve destroyerler ile saldırı kararını aldı. Nikaragua’dan yola çıkan beş Filo’nun 4 tanesi asker ve mühimmat taşıyordu. Gemiler Liberya bandıralı olarak adaya yaklaştı. 17 Nisan gece yarısı iki CIA çıkarma gemisi Blagar ve Barbara J. Küba’nın güney sahilinden Domuzlar Körfezi’ne girdi. Bu gemileri dört ticari yük gemisi izledi. Gemilerde kendilerine 2506. Tugay diyen toplam 1.400 silahlı ve CIA tarafından eğitilen Kübalı sürgün asker vardı. Çıkarma gemilerinde ve diğer dört ticari gemilerde çok sayıda silah, mühimmat ve tank bulunuyordu. Beşinci gemi ise çok sayıda destek birlikleri ve malzemeleri taşıyordu. Saat 01.00 sıralarında operasyonun komuta merkezini oluşturan Blagar gemisi [2] içindeki balıkadamlar botlarla ve diğer askerler küçük çıkarma gemileriyle kumsala çıkmaya başladı. Ancak mercan kayalıkları bu çıkarmaya engel oldu. Sahildeki Kübalı askeri milisler radyo ile Küba Silahlı Kuvvetleri’ne haber verdi. Sahile ilk çıkan düzenli birlikler karşısında Kübalı milisler çatıştı. Direniş 2 saatten fazla sürdü. Daha fazla direnemeyen milisler güvenli bölgeye çekildi. Bu milislerin sayısı 50 kadardı. Olaylar şu şekilde gerçekleşti;

  • Sabah saat 06.30 sıralarında Küba Hava Kuvvetlerine bağlı jetler, hala sürgündeki Kübalı askerleri indirmekte olan çıkarma gemilerine saldırdı.
  • Saat 06.50 dolaylarında Larga Plajının 8 km güneyindeki Houston gemisi ağır hasara uğradı. Gemiden 300’e yakın asker karaya çıkmış olsa da 200 civarında asker boğuldu.
  • Saat 07.00’de CIA destekli Kübalı sürgün askerlere ait iki adet B-26 uçağı Küba Sahil Güvenlik Gemisi’ni batırdı. Bu uçaklar daha sonra çıkarma yapan gemilere destek olmak için geri döndü.
  • Saat 07.30’da Kübalı sürgün askerlerine ait altı adet nakliye uçağı 177 paraşütçü Kübalı sürgün askeri çıkarma bölgesinin üzerinde paraşütle atlayarak operasyona girdi. Ancak paraşütle atılan silah ve mühimmatın bir kısmı bataklığa düştüğü için bu birlik esas görevi olan çıkarma bölgesine gelen anayolu kapatamadı. Buna rağmen yine de iki gün boyunca bu birlikler çıkarma bölgesine gelen yollarda önemli mevzileri tuttular.
  • Saat 09.00 sıralarında diğer bölgelerden gelmekte olan Küba askeri birlikleri ve milisler çatışma bölgesi yakınlarına ulaştı. Gün boyunca bölgeye tank ve zırhlı birlikler, TIR’larla sevk edildi.
  • Saat 09.30 civarında Küba hava saldırısına maruz kalan Rio Escondido güverteye isabet eden füzelerle batırıldı.
  • Havada savaş sürerken, öğleye doğru Harp Okulu öğrencilerinden oluşan birlikler, Larga sahiline doğru ilerledi. Sürgün birliklerine ait B-26 bombardıman uçaklarına büyük zayiatlar verdi. Akşam üzeri de Küba birlikleri çatışma bölgesine vardı. Ancak bu birlikler ağır silahlar ve zırhlı birlik desteğinden tamamen yoksundu. Sürgün birliklerine ait üç adet bombardıman uçağı, Küba Hava Kuvvetlerince düşürüldü.
  • Saat 16.00’da Fidel Casto bölgeye bizzat gelerek cephe komutanı Jose Ramon Fernandez’e katıldı.
  • Saat 21.00’de Havaalanına yapılan saldırı başarısız oldu. Yoğun uçaksavar ateşi ve kötü hava koşulları bu görevin başarısızlığında etkin rol oynadı.

18 Nisan sabah saat 10.30’da zırhlı birliklerin desteğiyle ilerleyen Kübalı asker ve milisler, Larga sahilini ele geçirdi. Sürgün güçleri Giron sahil kentine doğru çekildi. Gün içinde sürgün askerler San Blas’a doğru çekildi. Bu süre içinde Castro ve Fernandez, cepheyi oraya kaydırmıştı. Akşam 17.00 sıralarında sürgünlere ait altı adet bombardıman uçağı bölgeye destek getiren konvoya saldırarak ağır zayiatlar verdi. Saldırıyı düzenleyen altı pilotun ikisi CIA görevlisiydi [3].

19 Nisan’da hava saldırıları sürgün güçlerince beş B-26 bombardıman uçağı saldırıya geçti. 4 tenisini CIA personeli kullanıyordu. Küba Hava Kuvvetlerine bağlı 3 uçak, iki bombardıman uçağını düşürdü. Düşen uçakta dört CIA görevlisi öldü. Virginia Jet Fulosu’na bağlı jetler de ABD bayrakları ve işaretleri sökülmüş şekilde savaş bölgesinin üzerinden geçerek sürgünlere moral desteği sağladı. Bu jetler doğrudan savaşa katılmadı. Hava desteksiz kalan ve mühimmatı tükenen 2506. Tugay (sürgün) birlikleri, ilk çıkarma bölgesine geri dönmek zorunda kaldılar. Bu birlikleri almak isteyen Amerikan savaş gemileri gece karadan açılan tank ateşi karşısında geri çekilmek zorunda kaldı.

19 -22 Nisan arasında ABD savaş jetleri, istihbarat toplamak amacıyla çok sayıda uçuş gerçekleştirdi. 21 Nisan günü kesin yenilgiye uğramış olan sürgün birliklerinin kılıç artıklarını aramak üzere körfez ve civarını tarayan ABD savaş gemileri ve denizaltı, 30 civarındaki sürgün askerini [4] kurtardı.

Savaşın ilk günlerinde ele geçen 7 Kübalı sürgün savaşçısı ve iki CIA görevlisi infaz edilmişti. Kübalı sürgün savaşçılarının 1.205’i ele geçirildi. Savaş esirleri Havana’ya getirildi. 8 Eylül 1961 günü 14 savaş esiri Domuzlar Körfezi Çıkarması öncesinde Küba’ya gizli girerek adam öldürmekten 5’i idam edildi. 9’u 30 yıl hapse mahkûm edildi. 26 Mart 1962 tarihinde de 1.180 savaş esiri vatan hainliğinden mahkemeye verildi. Suçlu bulunan bu sürgünler 30 yıla mahkûm edildi. 14 Nisan’da hasta ve yaralı olan 60 sürgün askeri de serbest bırakılarak, ABD’ye girmesine izin verildi. 21 Aralık 1962 tarihinde Küba Başbakanı Fidel Castro ile ABD’li avukat James Donovan arasında esirlerle ilgili anlaşma imzalandı. 1.113 Savaş esiri özel kuruluşlar tarafından toplam 50 milyon doları aşan gıda ve ilaç karşılığında serbest bırakıldı. 24 Aralıkta bazı mahkûmlar Miami’ye uçtu, bazıları gemiyle ayrıldı. Ayrıca sürgünlerin ailelerinden ayrılmak isteyen 1.000 Kübalı da ABD’ye gönderildi.

Sonuç

ABD, Fidel Castro’ya karşı birçok suikast planına girişti. Hiçbiri başarılı olmadı. Domuzlar Körfezi çıkarması olayından sonra ABD ile Küba arasında soğuk savaş hali devam etti. 1961’de başlayan Küba’nın işgali girişimi sonrasında Küba, Sovyetler Birliği’nden çok sayıda füze savunma sistemini istedi. Ayrıca başarısız çıkarma girişimi Kennedy yönetimini alay konusu yaptı. CIA yönetimi ekipleri görevden alındı. Fidel Castro artık ABD’den olası bir saldırı karşısında tedbirli olmaya başladı. Küba Ekonomi Bakanı Ernesto Che Guevara, Beyaz Saray’da görev yapan sekreter aracılığıyla Kennedy’ye bir not gönderdi: “Domuzlar Körfezi için teşekkürler. Çıkarmadan önce devrim zayıftı. Şimdi her zamankinden daha güçlü” [5].

Başarısız bu işgal girişimi sonrasında Küba, sosyalist sisteme geçme kararını ilan etti. Bundan sonra da Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkeleri ile ciddi ilişkiler geliştirdi. Bu durum hiçbir şekilde Küba’nın kendisini tamamen SSCB’ye göre dizayn etmesi anlamına gelmedi. Küba, Moskova’nın Latin Amerika ülkelerine karşı takındığı tavrı ve Sovyetlerin dış politikasında yanlışlık gördüğü durumları sürekli eleştirdi [6]. Küba’ya ABD tarafından 2015 yılından itibaren devam eden ambargo sürdürülmektedir. Buna rağmen Küba, ABD’li vatandaşlara turistik geziler düzenleyerek her türlü kolaylığı sağlamıştır.


[1] Wikipedia, Bay of Pigs Invasion (Domuzlar Körfezi Çıkarması)

[2] age.

[3] age.

[4] age.

[5] Jon Lee Anderson, 1997, Che Guevara.

[6] Gabriel Garcia Marquez, Bildiğim, Düşündüğüm Fidel. Hazırlayan Abdurrahim Sercan.

Bunları da beğenebilirsin