Kendine yetiş…

En son ne zaman uğurladın kendini? Ne zaman kalabalıklalar arasında kayboldun? Duyulmayan çığlıklarını ne zaman sessiz harflere dönüştürdün? Ne zaman kilitledin  hayallerini  bir sandığa? Herkese yetişmeye çalışırken kendine geç kaldığını hangi ara fark ettin?

Aynanın karşısına geçip saçlarını tararken beyazlarını hangi yaşta fark ettin?

Zaman geçip giderken hangi keşkenin önünde diz çöküp saatlerce ağladın?

Farkındalığının farkına varıp, bende varım diyebilmenin cesaretini gösterebildin mi mesela.

Hadi dürüst ol, hiç kendine yetiştin mi?

Herkese hızlı adımlarla koşarken kendine uğramanın büyüklüğünü gösterebildin mi?

Bir şarkının nakaratında, bir şiirin yükselen dizesinde, bir yolun sonunda, ruhuna kulak verip; çığlık çığlığa, yaşamak benimde hakkım diyebildin mi?

Unutabildin mi, kendinden hariç herkesi bir anlığına.

Evi toplarken, yemek yaparken, eşine yetişirken, çocuğunu okula hazırlarken, amansız, acımasız durmadan başa sararak dönen, zamanın çarkı içinde, kendine de zaman ayırdın mı?

Yoksa kader diye yazılır, keder diye yaşanır deyip sana yazılan bu yazgıya boynumu eğdin mi?

Sıradan olan hayatında, sıradan olmayan duygularla tanıştın mı? Yoksa hisseder hissetmez, korkup telaş içinde yalın ayak kendinden uzaklara kaçtın mi?

Düşüncelerinle kaç kez teşebbüs ettin intihara.

İsteklerin, hayallerin kaç kilo geldi, sorumlulukların ve mecburiyetlerin karşısında.

Gece yatağa girdiğinde hangi hayalin baş kahramanı yaptın kendini, hangi aşkın vazgeçilmezi?

Gerçekten uyuyabildin mi? Yoksa sana kalan zamanı kullanmak ve kendini yakalayabilmek için gözkapaklarınla ölümüne direndin mi?

Kendini kendinden mahrum bıraktığın için, sigaranı ciğerlerine çekerken, “Ah kendim” diyerek iç geçirdin mi?

Biliyorum yorgunsun. Benim gibi, mutlu görünmeye çalışan binlerce kişi gibi.

“Kendime yetişmeye zamanım mı oldu” der gibisin. Anlıyorum işte bu yüzden yazdım bu yazıyı, sor diye.

Kendim için, senin için, bu duyguları hisseden ama dillendiremeyen milyonlarca sessiz çığlık için.

Bugün bir değişiklik yap hadi.

Hayal kur, yıldız kayarken dilek tut, yolculuğa cık, en sevdiğin şarkıyı en son sesle dinle, yalın ayak gez bir odadan diğerine.

Bugün yetişemediğin hangi yanın varsa onu yakala ve onu yaşa.

Bugünü kendine armağan et. Bırak her şey yerli yerinde kalsın sen bugün sadece kendine yetiş.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

%d blogcu bunu beğendi: