“Kayıp cennetin” yeni kozu Trump…

“…Bu evrene çocuksu bir görünüm verilmek istenmesinin nedeni, yetişkinlere özgü “gerçek” ve başka bir evren bulunduğu düşüncesini onaylatma arzusudur.” Similasyon ve Simulark Jean Baudrillard

Çocuksu evrenimiz, yetişkinlere çocuk masumiyetinden sıyrılmış, “sorumluluk” kavramının yanıltıcı etkisi altında oyunlar sunuyor. Oyun kurucular, bunu eğlenceli kılacak bir takım araçlar üretiyor. Söz gelimi; kuralların olanak sağladığı oranda; bir mekanın, kentin, ülkenin, arazinin ele geçirilmesi buna dönük sermaye yatırımı, üç füze, beş drone, yedi tank alımı gibi hamlelere olanak sağıyor.

İçinde insan hakları, savaş hukuku, saha da ortak hareket etme prensipleri gibi kurallar da oyun adına geliştiriliyor. Kurallar ihtiyaca göre işlevlendiriliyor. Kendi yaşamına hakim, kaderini belirleyen birey yanılgısı ise temel aldatmaca oluyor. Oysa yaşam, “hakikatin çölüne” indirgenmiş, karşıtlar çatışması olarak icra ediliyor.

“Bizim yaşadığımız dünya, kabul olunamaz bir düzene göre kendini düzenleyerek ve bizim nihai amaçlarımıza zarar verecek şekilde sürdürdüğümüz, giderek saçmalaşan bir dünya… ideolojiler yeryüzü cennetini inşa etmekle övünüyorlar -kayıp cennet- kitlelerin, yitik kitlelerin mezarı üzerinde kavuşacağımız cennet… ”

Kaosun Kutsal Kitabı Albert Caraco

Hakikat çölünde, kitlelerin yitik mezarları; oyunun biçimlendirdiği, küresel yeni dünya imparatorluğunun kutsal mabedinin yapı taşına dönüşüyor. Kutsal kitaplardan esinlenilerek hazırlanan senaryolarda, karşıtların çatışması üzerinden “kaos”  yaratma yöntemi kutsallığa ait değildir. Kutsallığın ürünleştirilmesi, evrensel iradeye meydan okumadır. Küresel dünyayı, Monopoly arenasına çeviren ve hatta  sermayenin aynı aktörlerince geliştirilen, “illüminati kartları” buna verilecek örneklerdendir. Kartlar “komplo oyunu” olarak piyasaya sürülmüştür. Dünyanın zaman ve mekan üzerinden biçimlendirilmesinde, güçlerini aşikar etmekten çekinmeyen küresel ekonomi sahipleri, planlarını kural dışı hamlelere taşımakta ve oyunun tek taraflı icracısı olmaktadırlar.

ABD seçimlerinde açıkça izlenen, sermayenin iki farklı grubunun çatışması ve belirlenen lider Trump’ın iktidara gelişi pekçok tartışmayı da alevlendirdi. Trump; isminin taşıdığı “Boru sesi, koz, koz oynamak, baskın çıkmak” gibi anlamlarla,  kitabi senaryoları icra edecek olan lider olarak gündeme geldi.

Seçilmesinin ardından yayınlanan The Economist 2017 Ocak sayısı kapağı, aslında Trump ile başlayan yeni sürecin habercisi oldu. “Trump Planet” (Trump gezegeni) başlığı ile sermaye grupları, oyunun kozlarını belirlenmiş, kartlarını açmıştı.

Kartlar, 2017’de doğu ile batı arasında, merkezi Mezopotamya havzası olan kanlı savaşlar, dünya devleti kurulumu, imparatorun hakimiyeti, salgın hastalıklar, kimyasal silahlar ve nükleerin kullanımı gibi öngörüleri kapsıyor. Madde dünyasının tahtının sahiplerince, tanrısal iradenin devri bitmiştir. Her türlü değerin rafa kaldırılacağı, vicdanın terazide ölçüt olmaktan çıkacağı bir evredir yeni olan. Trump, “sur boru”sunu üflemek için tayin edilmiş bir aktör gibidir.

Kapital, egemenliği altındaki toplumla hiçbir zaman sözleşme imzalamamıştır. Kapital, toplumsal ilişkiler adlı büyücülüğün bir ürünüdür çünkü, kapital topluma karşı bir meydan okuma biçimidir. Ona kendi yöntemleri ile yanıt vermek gerekmektedir.” Simülarklar ve Simülasyon Jean Baudrillard  

The Economist dergisinde yer alan kartlardan ikincisi, Judgment (yargı kartı) binlerce yıldan bu yana sürmekte olan insan ile şeytan arasında ki yahut hak ile batıl arasında ki kavganın icra edilmesine yönelik “yargı” nın işletileceğini belirtir. Yargı sahipliğine soyunan yeni dünyanın “yıldız çocuğu” Trump, şeytanın taht işgalinin ifadesidir.

İdlip’de yaşananlar, savaşın yeni evresini işaret ediyor. İnsanlık, her tür ahlaksızlığın ve zülmün yaşanacağı bir dönemin tanıklığına  zorlanıyor. Sadece tanıklık da değil, bizzat savaş ganimetine dönüşme riski taşıyor. Maneviyatta, doğu ile batı arasında yürüyen yahut Habil ile Kabil arasında süre giden kavganın rovanşına dönük sunulan oyunun bu evresinde tüm kurallar aşınmıştır.

“Eğer kurallar çiğnenirse, amaca ulaşılması olanaksızlaşır; çünkü oyun oynanmadıkça (aslında) kazanılamaz ve oyunun kurallarına uyulmadıkça (aslında) oyun oynanamaz.” Çekirge Oyun, Yaşam ve Utopya Bernand Suits

İdlib’de yalan üretilmektedir. İdlip’de, bir elinde asa bir elinde taç ile dünyaya oturtulan Trump kozu açılmıştır. İdlip’te yeryüzünün en pis oyunlarından biri insanlığa karşı başlatılmıştır. Trump gezegeni, hakk batıl kavgasında, batılın yargı makamını kurmuş, Tanrı’nın tahtına göz koymuş, gücün tek elde toplanacağı yeni sistemi inşaya başlamıştır.

Hz .Süleyman Mabedi

Trump’ın üzerine oturduğu dünyayı savunmak, belirlenen politikaların kötü, yetersiz ve ahlaksızca taklidini üretmekten geçer. Taklit kesin ve kaçınılmaz kaybetmektir. Taklit şeytanın yöntemidir ve kazandığı tek bir örnek yoktur. Kapitalizme en ciddi eleştirileri yapan düşünür Marx’ın dediği gibi ““Tarihte olaylar ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak tekerrür eder…”  Şer adına dünya lideri Trump devreye girmiştir. Türkiye stratejik olarak Esad rejimi ile karşı karşıya gelirse ki öyle görünüyor, kendi yokoluşunu da inşa edecektir. Bugün Trump ile yakınlaşmak askeri ve siyasal olarak ortak hareket etmeyi zorlamak aynı tahta oynamaktır.  Mesele Süleyma’nın tahtına oynamak değil mesele “Mührü Süleymanı” keşfetmektir.

Unutmayalım Trump seçilmeden önce Rusya devlet başkanı Putin bu sürece gönderme yaparak şunları söylemişti; “Teknolojilerin ilerlediğini biliyoruz ve hatta ABD’nin bir sonraki füze sistemini ne zaman geliştireceğini bile. Bu füzeler 1000 km. ve hatta ötesine ulaşabilecek… Zamanla neler olacağını biliyoruz, onlar da bizim bildiğimizi biliyorlar. Size masallar anlatıyorlar, siz de yutuyorsunuz bunları ve kendi ülkenizin insanlarına yayıyorsunuz. İnsanlarınız gelmekte olan tehlikeyi algılayamıyor, beni endişelendiren de bu. Nasıl olur da anlayamazsınız, dünyanın dönüşü olmayan bir yöne çekildiğini? Onlar ise hiçbir şey olmuyormuş havası yaratmada. Size başka türlü nasıl anlatacağımı bilemiyorum.”

 

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları