Kadın Kimdir?

Kimdir Kadın?

Tüm insanlık büyük bir şaşkınlık içinde… Kadını anlamaya, tanımaya, yeniden tanımlamaya çalışıyoruz. Kimdir kadın bilmiyoruz. Biyolojik bedenlerimiz içinde taşıdığımız ruhlarımızın ne kadar farkındaysak, o kadar farkındayız kadının.

Kimdir Kadın?

Öyle kavranamaz, öyle anlamlandırılamaz bir hal aldı ki kadın, koyduğumuz hiçbir yerde onu bulamıyoruz. “Kadın insan mıdır?” sempozyumları yapılırken dünyanın bir yerlerinde, ülkemizde bir büyüğümüz ‘’Kadının insan olduğu kabul edilirse, pek çok sorun çözülür’’ diyor.

Kimdir Kadın? Bilen var mı?

Kim ve ne olduğu erk tarafından tanımlanan kadın, kendi tanımlarıyla bir kimlik taşımıyor. O cebine sokuşturulan kimlikle varlığı ve yokluğu tartışılıyor.

Tekrar soruyorum

Kimdir Kadın?

Erkek egemen dille soralım: Kadın erkeğin hizmetine verilen tarla mıdır? Kutsal anne, yaratıcı mıdır? Yoksa cennetten kovulmanın sorumlusu şeytanın dostu mudur kadın? Lacan, Aslında Kadın yoktur diyor? Var mıdır yok mudur kadın. Varsa nasıl vardır? Yoksa nasıl yok? Kadınlar size soruyorum; kimdir kadın? Siz kadın mısınız? Kim nasıl yapıyor kadınlık tarifini ve bu tarife biz kadınların katkısı nedir?

Kimse ardında bir art niyet aramasın, merakımdan, sadece merakımdan soruyorum…

Kadın bedenime sırlanmış olan kadınlığımı arıyorum bende.

Kimdir kadın?

Benim kadınlığım varlığımda nasıl görünür oluyor? Taşıdığım rahmin, kadınlığın bilgeliğini nasıl tezahür ettiriyorum günlük hayatın sıradanlığı içerisinde?

Etrafımdaki kadın bedenlere bakıyorum?

Napıyor, nasıl yapıyor, neden yapıyor bu kadın bedenler? Farkındalar mı neler olmakta olduğunun? Mağazalarda gezen kadın bedenlere bakıyorum. TV programlarındaki, dizilerdeki, karşı evdeki, otobüsteki, okuldaki, sokaktaki kadın bedenlere…

Bakıyorum izliyorum, görmeye çalışıyorum kimdir kadın? Gerçekten yok olabilir mi kadın? Kadın bedenlerindeki ruhların acı çekişlerine şahit oluyorum. Erkin söyleminde sıkışmış kalmış, kışkırtılmış dişilik ve kutsal annelik ellerinde perişan edilmiş talan edilmiş kadın.

Kimdir kadın?

Kadınlar size soruyorum kimdir kadın?

Patriyarkın yarattığı toplumsal cinsiyet ve rolleri, ruhunuzun hakikati ile ne kadar hemhal?  Duyuyor musunuz kendi kadınlığınızın sesini yoksa erke baş kaldırımıdır sadece bir cins savaşımıdır sizinkisi ?

Kayboldum, bulamıyorum… kimdir kadın?

Kendini bulmaya çalışan ve kendi kadınlığının kökenleriyle ilgilenen biri olarak kadınlığımın/mızın nasıl yapılandığını anlamadan sorgulamadan bulmak ve/veya yaşantılamak mümkün mü? Cinsiyetli bir kimlik kökeni var mıdır kadınlığın? Erkek veya kadın oluşumuza göre, aynı veya ayrı şekilde var olmakta, mutlu olmakta özgür müyüz? Kendimizi gerçekleştirmekte özdeş miyiz?

Kimdir kadın?

Bir kimliğin ilettiği şey nasıl açıkça belirtilebilir? Kadınlık ve annelik nedir ve ne kadar iç içedir? Yoksa temelde her şeyi bir arada tutan kapsayıcı boşluk olma hali hem hayat veren, hem yutan yok eden, tüm var oluşu bir arada tutan tutkal mıdır kadın?  Çocuğun Baba ile birleştiği yer anne bedeniyse? Kadın bedeninin birleştiriciliği neye, nasıl hizmet eder?

Peki anne ve kadın nerde nasıl birleşir?

Annelik etme, kapsama, içe alma haz verme becerilerimi yoksa belirler kadınlığı? Bu kapsayan haz veren kadının içinde şekillenen ben’in içine neden nasıl ve ne kadar nüfus eder kadın? Neyi nasıl ne kadar şekillendirir? ‘’Ben’’ içime nüfus eden bu kadının ne kadarını taşırım ve nihai olarak ben aslında taşıdığım ve taşımadıklarımla kimim?

Peki yeniden soruyorum kimdir kadın?

Biyolojik bir gereklilik olarak var olan, ama ruhsal alanda yok olan mıdır kadın? Çocuk ve erkek gözünden tanımlanan? Bilinmek ve tanınmak için bekleyen midir Kadın?  Kendini tanır mı tanımlar mı kadın?

Kimdir kadın?

Kadının, insan tarihinde bunca düşmanlığa maruz kalması, kontrol edilmeye çalışılması, şiddete maruz kalarak kah yok edilmesi, kah esir edilmesi kah manipüle edilmesi kutsal rahibe ve fahişe arasında split edilmesi, iktidar arayışı içinde edilgen tutularak erk kazınımına hizmet etmesi, aslında hep bu haz verme ve haz alma kapasitesinden midir kadının.

Yoksa aslında haz mıdır bizi deli eden ve kadına düşman eden. Verdiği haz ile bu kadar kendine bağımlı kılandan duyduğumuz korku ve bağımlılığımıza duyduğumuz öfke midir kadını talan etme arzumuzun altında yatan. Bu talanı sadece erkekler mi yapar? Yoksa kadına yönelen bu talan arzusu, kadının kendi içinde, ne kadar ve nasıl ortaya çıkar? Kadın, içindeki ve dışındaki kadını nasıl ve hangi yolla talan eder?

Doğum ile gerçekleşen, ayrılma acısıyla baş etmeye çalışan bebek, dil öncesi düşünsel aygıtın metabolize etmeye çalıştığı dehşetli duyguların yarattığı bebeksi çaresizliğinin yıkımı ile kopar annesinden ve içindeki ilk kadından (anima). O kopuşun, yarattığı öfke ve kopuşun şiddetinden duyulan acı ile bir yapışma ve/veya tamamen red arasında kalır bebek ve acil ama ölümcül bir onarım ihtiyacı duyar. Ne seninle nede sensiz, bir var oluş/yok oluş mümkün değildir. Artık birbiriyle savaşan ve bu savaştan kendini devam ettiren bir bağımlılık örüntüsü her şeyi hâkim olur. Eğer tamda bur da kadın (anima) tüm kapsayıcılığı ve şefkati ile devreye giremez ve onarım gerçekleşmezse, kadın veya erkek bedenlerimizde talan etmeye devam ederiz içimizdeki ve dışımızdaki kadını.

Bağımlılığın yarattığı öfke ile kendi içindeki ve dolayısı ile dışındaki kadını talan etme bilinç dışı arzusundan, şefkatli bir bağ kurmaya yönelen, hazzın ve libidonun dönüşümlerini sağlayan, besleyen, sevginin doğal akışı ile yaşamı renklendiren ve üreten, birine ve/veya şeye göre tanımlanmış değil, ama kendiliğinden kendi hakikatinde sadece  var oluveren kadın kimdir?

Bizi böyle yarı varlık, zombiler halinde arafta tutan, aslında içimizdeki şeylerin canlı güçlerden, duygusal dayanaklardan, fiziksel olduğu kadar ruhsal hazza yatkınlıktan yoksun kalışımızdır. Bu şekil de mahrum kalmış olmanın yarattığı yıkımı, ancak içimize çökmüş, hareketsiz kalmış enerjilerin serbest kalması onarabilir ve bunun içinde her insanın kendi içindeki karanlık yer altına inmesi, içindeki kadını ve anneyi nasıl katlettiğine şahit olması gerekir. Ve ancak yine yeniden, kendi içindeki Kadını (anima) yeniden doğurması ve ona şefkatle annelik ederek büyütmesi, ihtiyacımız olan acil ama ölümcül onarıma izin verebilir.

Tekrar ama şimdi tevazu ve samimiyetle sorun kendinize…

Kimdir Kadın?

Benim içimdeki kadın ne halde? Peki dışımdaki kadına ne yaptım?

Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun!

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları