Hepimiz Ağır Yaralı!

İnsan büyük konuşmamalı derdi annem

Berrak sandığınız sular bulanır

Bazen sevdiğiniz, sevmediğiniz birine dönüşür

Omuzda kalan elin sıcaklığı öyle ağır gelir ki

Neşter atsan kan akmaz.

Babanızın cömertliği, annenizin şefkatinden üstün tuttuğunuz

Hatta sizden daha sahici sandığınız

Aranızdaki sırları nedense hep ağırdan aldığınız

Hesapsızca sevdiğiniz

Duygularınızı durmadan imtihana sokar

Sizi bütünlemeye bırakır

Annem haklıymış, insan büyük konuşmamalı

Ah zihin oyunları, duygusal ayaklanmalar

Kadim zamanlarda kalan hayal kırıklıklarını

Toplayıp önüne koyan acımasızdır şimdiki zaman

Ruh her dem isyanda

Kalp yaralı bir kuş gibi çırpınırken

Nasıl taşır insan bu acıyı hiç düşündünüz mü?

Birbirinizi sevdiğinizi söylerken bile

Mezarlar kazıyorsunuz hayatınıza

Ayrılıklar hep isimsiz mezar taşı olarak kalacaksa

Neden sevelim birbirimizi?

Boşunaymış Nietzsche’yi sevip aforizmalarını ezberlemek

Ah o Sokrat okumaları, hayata felsefeyle bakma telaşı

Ölü bir vücut taşırken dinlemedik mi Gomidas’ın ezgilerini

Çok ölümler gördük, ölüler öptük

Sizin için önemli mevzular değildi belki ölülerimiz

Ölüm ilanlarını okudukça delirdik

Annem haklıymış insan büyük konuşmamalı.

Pır pır etse de kalplerimiz hepimiz ağır yaralı…

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

%d blogcu bunu beğendi: