Hatalarıma kıyamıyorum…

Öyle güzel hatalar yapmışım ki, pişman olmaya kıyamadıklarım var!

Sütten çıkma ak kaşık olduğunu iddia edenlerin, en büyük ahlaksızlar olduğunu öğrendiğimden beri kendime olan saygım ve aşkım arttı. Narsiste olamayacak kadar da takıntılı ve kendimin farkındayım

Şükürler olsun…

Gecelerden gündüzler yapmayı becerebildiğimden beri daha iyim!

Gündelik kargaşada unuttuğum en elzem şeyleri gece dinliyorum, yontulmuş her yanım geceden kalma… Ne biliyim, gündüzün hoyratlığına gece iyi geliyor…

**

Uzun bir sohbetin göz molasında yanıldığımın ertesi yılıydı sanırım, gözlerinden ferim çekilmişti. Ben o ateşi, kalbinin karasında usulca terk etmiştim.

En zoru yanılmak değil!

Dilinde paçavraya çevirdiğin sevgi sözcüğünün önünde kalbimin hala atıyor olmasıydı. Ve ben bu adanmışlığı her yalanınla yeniden adanmışlığa çevirecek kadar öldürüyordum beni.         Çaresizce tanrının şefkatine sığınıp, gözümden kalbime çağlayan nehirlerde kendi savaşımı kazanıyordum.

İntikam duygusu değil, içimden seni çıkardıkça öldüğünü görmek sağ kılıyor beni…

Senden bir ölüş alacağım var, bu yüzden ölüşünü uğurlarken tüm aynalar gülüşümü görecek. Güle güle uğurlayacağım seni geçmişe…

O yüzden bir kez daha söylüyorum, öyle güzel hatalar yapmışım ki, pişman olmaya kıyamıyorum…

**

tuzlu göz çukurlarından
aynaya düşer sersem sabah
güneşin sızdığı saydam bakış
ortaçağ ağıtları
aynaya kazınmış rujlu iksir
imgesiz resimler
bir gece önceden kalmış
dokuz punto topuk sesleri
tütün kokusuyla parfümü bozulmuş
ipek gömleğin kayıp düğmesi
bir yerlerde unutulmuş gibi…
aynada ağlak hüzün
sırasını bekler…
sorguda bir zaman!
insan!
hayat!
aşk denklemi!
yüzyıllarca sayısı belirsiz insanlarca
aynı soruların
dillerde,akıllarda yıpranmış
yorgun cevapları
aynaya üşüşür…

uygarlaştığını düşündüğün kendi çağında
dilsiz,lisansız,ifadesiz bir güne koşarsın
kristal tuzaklarda….

Bunları da beğenebilirsin