Güneyde protestolar ve ölümler…

Birkaç günden beri Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimin’e bağlı 12 yerleşim yerinde başlayıp giderek yaygınlaşan toplumsal protestolar yaşanıyor.

Bugün Süleymaniye’de 6 göstericinin öldüğü, çok sayıda yaralının olduğu haberleri geldi.

Protesto gösterileri demokratik toplumlarda temel bir haktır. Protestolardaki şiddet eğilimlerini makul önlemlerle kontrol altına almak yönetimin görevidir. Bu açıdan Protestocu gençlerin, sivil silahsız insanların öldürülmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.

Referandum sonrası yaşanan siyasi kriz, sömürgeci güçlerin uyguladıkları ekonomik abluka, sosyal – ekonomik sorunları derinleştirdi. Referandum’un ertelediği tüm sorunlar, daha da büyümüş olarak ortaya çıktı.

Şurası açık ki IKBY ve iktidardaki partiler (KDP ve YNK) Bağımsızlık Referandumu sürecini ve sonrasını iyi yönetemediler. Bölge ve dünya siyasetini iyi okuyamadı ve hesap hataları yaptılar. Dolayısıyla ortaya ağır bir manzara çıktı; bir çok kazanımdan geriye gidildi. Ve ne yazık ki siyasetçilerde ÖZELEŞTİRİ yapma, hatalarını kabul etme ve halka açık olma geleneği yok…

Şu işe bakın ki hiçbir siyasetçi Referandum sonrası açığa çıkan sorunların SORUMLULUĞUNU kabul etmiyor. Herkes haklı ve doğru!…

Sanki IKBY’yi başkaları yönetilyor, kararları başkası alıyor!

Önüne “Bağımsız Devletleşmeyi” koyan siyasi güçlerin, toplum adına aldıkları risklere karşın çok da ciddi hazırlıkları olmadığı ortaya çıktı. Üretime değil, ranta dayanan ekonomi-politik artık yürümüyor, yürümez de. Parti yönetimlerinin devlet yönetimi haline gelmesi de öyle.

“Her türlü bedeli ödemeye hazırız” deniyordu. Hazırlık bu muydu diye sormadan edemiyor insan…

Toplumsal protestolar Kürt halkının siyaset sınıfına güvenlerini kaybettiğinin bir göstergesi. Yolsuzluklar tepkilerde itici bir rol oynuyor. Dün aldıkları siyasi kararları desteklemek için alanları dolduran insanların, bugün protesto için sokağa çıktıklarında üzerine şiddetle giderseniz, güvensizlik , öfkeye, nefrete dönüşür.

Güney’in zor zamanlardan geçtiği açık. Zor zamanları aşmak için daha metanetli ve dirayetli olmak gerekiyor.

Dilerim son iki ayda yaşananlar Kürt siyaset sınıfının eski tarzla , feodal gelenek ve gücüne yaslanarak ya da ve milliyetçi hamasetle yol alamayacağını göstermiş olsun. Modern, şeffaf, demokratik çoğulcu bir yönetim anlayışı gerekiyor. Yenilenme kaçınılmazdır… Ki bence öncelikle zihniyet devrimi gerekiyor.

Bu gün için ise;

Hem toplumsal öfkenin yatıştırılması, hem de kaos ortamını fırsat bilip yararlanmaya kalkacak sömürgeci güçlere (Örneğin Bağdat!…) alan açmamak için de TOPLUMSAL PROTESTO’lara karşı ŞİDDETİ değil, DİYALOG ve UZLAŞMAYI öne çıkarmak gerekiyor derim.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları