Erdoğan’a Milletvekilliği Yolunun Açılması

3 Kasım 2002 tarihinde yapılan milletvekili sonuçlarının açıklanmasından sonra, Yüksek Seçim Kurulu’nun 8 Aralık 2002 tarihinde Siirt’teki seçimlerin iptali ve yenilenmesi doğrultusunda aldığı karar, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin başlamasına vesile olurken; aynı yılın sonunda yapılan Anayasa değişiklikleri ile Tayyip Erdoğan’a önce parlamento, sonra da genel başkanlık yolu açılacaktır.

Aslında bu seçimler, sadece Tayyip Erdoğan’ın yükselişi bağlamında değil,  %10 ülke barajının bir kişinin ve bir ülkenin kaderini nasıl değiştirebildiği, siyaseti nasıl şekillendirebildiği üzerinden de okunabilirdi: İkinciye biraz olsun değinip, birinci husus üzerinde konuşmaya devam edelim.

Resmi Gazete’de 10 Kasım 2002 tarihinde, (Sayı 24932) ilan edilen seçim sonuçlarına göre, Siirt İli Seçim Çevresi’nde Demokratik Halk Partisi (DEHAP) 83.855 geçerli oyun 26.980’ini alarak birinci, 14.728 oyla AKP ikinci, 11.450 oy alan bağımsız adaylar üçüncü ve 7.449 oy alan CHP ise dördüncü parti olmuştu.

DEHAP’ın ülke genelinde %10 oy alamaması, yani baraja takılması Siirt’teki seçim sonuçlarını da etkilemiş; en çok oyu alan DEHAP milletvekili çıkaramazken, Siirt’in 3 milletvekilliği CHP’li Ekrem Bilek, AKP’li Mervan Gül ve Bağısız aday Fadıl Akgündüz arasında pay edilmişti.

Seçim sonuçlarının Resmi Gazete’de yayınlandığı gün, AKP Genel Başkan Yardımcısı Vecdi Gönül ve iki gün sonra da aynı partinin Siirt İkinci Sıra Milletvekili Adayı Öner Gülyeşil,  Yüksek Seçim Kurulu’na başvurarak, Siirt’teki seçim sonuçlarına itiraz ederler. İtirazlar Siirt İli Pervari İlçesi Doğan Köyü’nde seçim yapılmadığı, Kurtalan İlçesi Gözdepınar Beldesinde ise seçim sandıklarının bulunduğu mahallede olay çıkarıldığı, sandığın kırılıp oy pusulalarının dağıtıldığı, seçime katılımın kaba kuvvetle önlendiğiyönündedir. İtirazlar, YSK tarafından, tam kanunsuzluk nedenine dayalı olarak 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 130/6. Maddesi çerçevesinde yapılmış, o seçim çevresinde seçimlerin iptali istemini içeren nitelikteki bir itiraz olarak değerlendirilmiştir..

Yüksek Seçim Kurulu yaptığı incelemede, Siirt İli Pervari İlçesi Doğan Köyünde; toplam 706 seçmenin kayıtlı bulunduğu 17, 18, ve 19 numaralı sandıklarda, sandık kurullarının usulünce oluşturulmadığı, seçmenin seçim günü oy kullanacağı sandığı hazır bulmadığı itirazlarını değerlendirerek itirazların 298 sayılı Kanunun 130/6. Maddesinde yazılı şartlara uygun olduğu, esas yönünden de aynı madde ve gerekse 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 39/2-3 ve 298sayılı Kanun’un 14/9 maddelerindeki koşulları taşıdığını belirterek seçimlerin tekrarlanmasına karar vermiş ve Ekrem Bilek, Mervan Gül ve Fadıl Akgündüz’ün mazbatalarını iptal etmiştir. YSK, seçimlerin yenilenmesi kararına, 3 Kasım’daki seçimde %10 ülke barajını geçemeyen partilerin (DEHAP) yenilenecek seçimlere katılamayacağı kararını eklemeyi de ihmal etmemiştir.

Aslında basit bir Yüksek Seçim Kurulu kararı gibi görünen bu vaka, ardından cereyan edecek hadiselerle bir araya gelerek, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapılarının aralanmasına vesile olacaktır. YSK’nın 8 Aralık 2002 tarihindeki resmi gazetede yayınlanan kararının ardından cereyan eden olaylara kısaca bakalım.

Zülfü Livaneli’nin iddiasına göre ertesi gün, Aralık’ın 9’unda, Önder Sav, Eşref Erdem, Mehmet Sevigen, Bülent Tanla, Yaşar Nuri Öztürk, Deniz Baykal ve Livaneli, hep birlikte Mehmet Sevilgen’in evinde toplanırlar. O toplantı da Deniz Baykal, siyasi yasaklı Tayyip Erdoğan’a milletvekilliği yolunu açacak Anayasa değişikliğine CHP’nin de evet demesi gerektiği konusunda diretir.  Nitekim Anayasa değişikliği 13 Aralık’ta TBMM’de görüşülür ve kabul edilirse de 19 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bu kararı veto ederek TBMM’ye gönderir. TBMM, kararı tekrar oylamaya sunar ve Sezer’e iade eder. Sezer’in veto gerekçesi, değişikliğin genel değil, kişiye özel bir değişiklik olması nedeniyledir. CHP ikinci oylamada da Erdoğan’a milletvekilliği yolunu açacak bu kişisel düzenlemeye desteğini sürdürür. Cumhurbaşkanı’nın önünde, kararı referanduma götürmek ve kabul etmekten başka çare yoktur. 31 Aralık 2002 tarihinde Anayasa değişiklikleri kabul edilerek yürürlüğe girer. Anayasa’nın Milletvekillerinin seçilme yeterliliğini düzenleyen maddelerindeki “ideolojik ve anarşik eylemlere katılma” ifadesi kaldırılarak “terör eylemlerine katılma” şeklinde değiştirilir.

Eğer Anayasa’nın sadece bu maddesi değiştirilmiş olsaydı da Erdoğan’ın 2003 yılında milletvekili seçilmesi mümkün olmayacaktı. Çünkü mevcut Anayasal kurala göre; “Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verile” bilecekti. Bir diğer ifadeyle, Siirt’teki seçim sonuçlarının iptali, seçimlerin orada yenilenmesini gerektirmeyecek, Erdoğan da seçimlere iştirak edemeyecekti. Anayasa’nın 78. Maddesinin de değiştirilerek “Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.” hükmünün getirilmesiyle, üç ay içinde seçimlerin yapılmasının yolu açılmış oldu. Değişiklikler silsilesi o kadar kişiye özeldi ki, 2002 seçimleri Aday listelerinde adı geçmeyen Erdoğan’ın adı da Siirt Milletvekili Adayları Listesi’ne sonradan eklendi.

YSK, Anayasa değişikliklerinden sonra, ilk olarak seçim tarihini 9 Şubat’tan 9 Mart’a erteleyen bir karar aldı. Resmi Gazete’de 14 Ocak 2003 tarihinde (Sayı 24993) yayınlanan 35 nolu kararın ardından YSK, 7 Şubat 2003 tarihinde Siirt’teki seçimlere katılacak Milletvekili Adaylarının listesini açıkladı.  9 Mart 2003 Pazar Günü Siirt İl Seçim Çevresinde Yapılacak Olan XXII. Dönem Milletvekili Yenileme Seçimi Geçici Aday Listesi başlıklı listede AKP Milletvekili Adayları 1. Sırada Recep Tayyip Erdoğan’ın adı yazılıdır; mesleği sütununda  “işletmeci”, Öğrenim sütununda ise “Yüksek” yazmaktadır.

7 Şubat’ta partisinin Siirt birinci Sıra Milletvekili Adayı olmasının ardından, Erdoğan ve Baykal 22 Şubat 2003’te Beylerbeyi’ndeki Bosphorus  Restorant’da başbaşa görüşürler.

9 Aralık’ta Mehmet Sevilgen’in evindeki toplantı da Deniz Baykal neden Erdoğan’ın milletvekili seçilmesi için uğraştı; 22 Şubat’taki yemekli toplantıda ne kararlar alındı? “Çok sözler edildi onlara dair”  Baykal’ın, Erdoğan’ın altı ay bile dayanamayacağını düşündüğü, ikilinin aralarında anlaştıkları, Baykal’a Cumhurbaşkanlığı teklif edildiği; neler, neler.

Dün, Cumhur-başbakanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan’ın İçişleri Bakanlığı Yetkilileri’ne (eskiden Bakan derdik onlara) verdiği emirle, CHP’li Ataşehir İlçe Belediye Başkanı Battal İlgezdi görevinden alındı. CHP bu karara direnecekmiş; Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın burnundan getirecekmiş; “İbibikler öter ötmez, sütler kaymak tutar tutmaz” hesabını soracakmış bu adaletsizliğin.

Ben kibarca “Ba’del Harab-ül Basra” yazayım, siz “Bıldır yediğin hurmalar…” okuyun.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

%d blogcu bunu beğendi: