Ben HDP’li olsam?

Selahattin Demirtaş, HDP Genelkurul’unda yeniden Eşgenelbaşkanlığa aday olmayacağını açıklamış.

Siyasi nezaket açısından ve tutukluyken bu görevi yerine getiremeyeceği gibi formel gerekçelerle kişisel olarak güzel bir jest…

Ne var ki siyasi realite açısından Demirtaş’ın Eş Genelbaşkanlıktan ayrılması son derece yanlış bir adım olur.

…ben HDP’li olsam…

Demirtaş aday olmasa bile, kendisini tek aday olarak gösterir, oy birliği ile seçer ve ayakta alkışlardım

Neden?

Çünkü bugünkü iktidarın büyük zorbalık ve zulümlerle HDP’ye yapmak istediklerine karşı verilebilecek en anlamlı cevaplardan biridir bu.

Bir kararlılık gösterisidir.

İktidarın amacı başta Demirtaş olmak üzere bütün HDP’li seçilenleri kriminalize ederek tasviye etmektir.

Eğer Demirtaş, yeniden seçilmezse tasfiye edilmiş olur; bu da AKP zorbalığının yapmak istediği şeylere TESLİM BAYRAĞI çekmek demektir.

Figen Yüksekdağ için de aynı şey geçerlidir. Dokunulmazlıkları kaldırılan, cezalandırılan bütün SEÇİLMİŞLERE uğratıldıkları haksızlıkların sonuçları kabul edilmemeli, meşrulaştırmamalı derim.

Ceza verilenlerin yerine yeni görevler seçilmesi bugün artık hukuk fermasyonu olarak da doğru değildir; çünkü hukuksuzluğun hukuki sonucu olmaz

Demirtaş, AKP zorbalığına karşı sivil siyasetin Demirtaş’ın sembolü  olmuştur. Toplumun değişik kesinlerinden sempati toplayabilmiş, duruşuyla siyasete yeni bir soluk ve dinamizm katmıştır. Kendisinden vazgeçilmesi toplum tarafından bir geri adım, yılgınlık ve teslimiyet olarak okunacaktır.

“Seni başkan seçtirmeyeceğiz” sözü ile dönemi sembolize eden bu genç siyasetçi, şu anda Genelbaşkanlıktan düşürülürse, Erdoğan’ın rüyalarını süsleyen sonuç bizzat partisi tarafından sağlanmış olur.

Kuşkusuz HDP bünyesinde en az Demirtaş kadar yetenekli, değerli siyasetçiler vardır. Burada gözden kaçırılmaması gereken HDP’ye ve onun bileşeni olan Kürt ulusal demokratik hareketine, Türkiye’nin ileri görüşlü demokrat, sosyalist hareketlerine, kişi ve kadrolarına yönelik SİMGESEL BİR DURUŞ sergilemektir.

Dilerim HDP’liler de böyle düşünüyorlardır…

Yoksa önlerine dikilen barajı kendileri yükseltmiş olurlar…

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları