Aynayı kırdım hadi gel…

Ezberlediğim acılarım var benim. Kanayan dizlerim kabuk bağlamamış yaralarım. O yüzden bu kadar yenik, bu kadar güvensiz bir kadınım.

Beni sevmeye başlayacaksan önce yaralarımı öpmekten başla, sonra ruhumu okşa.

Bana gelmek için önce sana öğretilenleri soyun, kurallardan, baskılardan, hiç olmayan adamlığından kurtul…

Önce kendinle savaş, kendini yen. Ve sor kendine “sen kimsin” diye. Aldığın cevaplar karalasa da, yaralasa da, karakterini ters düz yapsa da, aynada gördüğün adamı değil, köşe bucak saklanan adamı getir bana.

Nasıl geldiğin önemli değil, belki çok yenik, belki çok yararlı, belki çok korkak, belki çok sadist, belki bir hiç.
Ama kendin olarak gel bana.

Gel özledim çünkü kendim gibi birini sevmeyi ister sev ister öldür diyebilen birini.

Farkındalığının farkına vararak gel bana.

Geç aynanın karşısına kır kendini, paramparça et aynadaki suretini.

Dışlanmaktan, yadırganmaktan, ahlak kurallarından kurtar kendini ve yerle bir et kendin olmaya izin vermeyen her bir etkiyi.

O kadar hasretim ki seni sevmeye, saçlarını okşarken ruhumu da ellerine teslim etmeye beraber iyileşmeye.

Yalnızlığımızın o asıl gerçekliğinde tüm sahte ilişkilere inat biz buradayız demeye kendimiz olarak arzuyla, şehvetle, içimizdeki o saklanmış kadınlar ve adamlarla sevişmeye.

Kendin oluşunla gel bana, çünkü hiçlik ten geçmiş ve umudunu kesmemek için saclarını kör makasla kesmiş bir kadın var karşında.

Taktığın bütün maskeleri adımlarının gerisinde bırakarak gel. Firar etmiş bir mahkumun heyecanıyla, koşar adımlarla değil, tanıştığın adamı tanıyarak, köşe başlarında nefes ala ala, hayatın sırrına vara vara gel.

Gel be artık neredeysen?

Kiminleysen?

Ne haldeysen?

Gel Ömrüme seni giymek istiyorum. Ben onu tanıdım, iliklerine kadar hissettim, bedenini değil ulan ruhunu ele geçirdim, sevdim be hiçliğini sevdim, çokluğunu sevdim, gidişini gelişini sevdim, ayazını sevdim, ateşini sevdim demek istiyorum .

Ben aynamı kırdım sadece seni bekliyorum.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları